Bazı ağaçlar birbirine dallarından değil,
toprağın altında görünmeyen köklerinden bağlıymış.
Bunu öğrendiğimden beri
kimsenin bana uzanan dalına güvenmiyorum.
Çünkü insanın yüzünü görüyorsun,
gölgesinde dinleniyorsun,
sana doğru açan çiçeklerini sevgi sanıyorsun;
ama kökleri nerede, bilmiyorsun.
Yüzüme sevdiğini söyleyenin
toprağın altında ne haltlar yediğini bilmiyorum.
Belki ben gövdesine sarılırken
kökleri bir başkasının toprağına karışıyor.
Belki bana dökülen yaprakların altında
başkasına uzanan yollar saklıyor.
İnsan en çok da burada yanılıyor:
Gözüne görüneni sadakat sanıyor.
Oysa bazı ihanetler
bir kapının kapanmasıyla,
bir vedayla,
bir başkasının adıyla başlamıyor.
Sessizce büyüyor.
Toprağın altında.
Sen hâlâ aynı ağacın gölgesinde
sevildiğini sanırken hem de.