Bazı insanlar giderken kapıyı çekip çıkmıyor.
İnsanın içinden geçip gidiyorlar.
Sonra sen, kendine benzeyen ama kendin olmayan birinin içinde yaşamaya devam ediyorsun.
Ben seni kaybettiğimde yalnızca seni kaybetmedim mesela.
Benden önce eve dönen hâlimi, sabahları sebepsizce iyi olabilme ihtimalimi, bir şarkının ortasında başka şeyler düşünebilme kabiliyetimi de alıp gittin.
İnsan birini severken ne kadarını ona verdiğini ayrılınca anlıyormuş.
Meğer sana kalbimi vermemişim yalnızca.
Aklımın birkaç odasını, uykumun yarısını, bazı kelimelerin anlamını, birkaç mevsimi ve bundan sonra karşılaşacağım insanların hiçbir suçu olmadığı hâlde sana benzeyemeyecek oluşlarını da vermişim.
Şimdi kim gelse biraz eksik.
Bu onların noksanlığı değil.
Ben ölçüyü sende bozmuşum.
Bir zamanlar seni sevmek için kullandığım bütün uzuvlarım hâlâ görev başında üstelik. Gözlerim görüyor, ellerim tutuyor, kalbim atıyor.
Ama insanın organlarının çalışması, yaşadığı anlamına gelmiyormuş.
Bunu senden sonra öğrendim.
Doktor olsa nabzımı sayar, “yaşıyor” der.
Tanrı olsa belki içime bakar, itiraz ederdi.
Çünkü bazı ölümler nüfus kayıtlarına geçmiyor.
Bazı cenazelerin tabutu yok.
İnsan bazen kendi bedeninin içinde gömülü kalıyor ve dışarıdan bakıldığında hâlâ yürüdüğü için kimse başsağlığı dilemiyor.
Benim yasımı da kimse tutmadı.
Çünkü ölen bendim,
mezarı taşıyan da.
En kötüsü ne biliyor musun?
Seni hâlâ suçlayamıyorum.
İnsan celladına bu kadar güzel bahaneler bulmamalı belki. Ama ben her yaranın başına senin yerine kendimi nöbetçi diktim. “Belki haklıydı,” dedim. “Belki yoruldu. Belki ben fazla geldim. Belki sevgimin sesini biraz kıssaydım kalırdı.”
Oysa şimdi düşünüyorum da…
İnsan sevdiğine fazla gelmez.
Yanlış kalbe denk gelir.
Denizi bir bardağa doldurmaya çalışırsan suç denizin taşmasında değildir.
Ben sana fazla değildim sevgilim.
Sen bana dardın.
Ben bunu çok geç öğrendim.
Sana sığmaya çalışırken kendimden o kadar çok parça kestim ki, sonunda sen gittin ama ben de bana kalmadım.
İşte bütün meselem bu.
Senin gitmiş olmanla baş edebilirdim belki.
Ama beni de yanında götürüp
bedenimi burada bırakman
hiç hesapta yoktu.